Hidrojen benzinin yerini alabilir mi?
Daimler Chrysler hidrojen teknolojisine 1 milyar $ yatırdı. Ancak teknolojinin geleceği ile ilgili soru işaretleri de yok değil.
03 Mayıs 2007
Amerikan motorlu taşıt üreticisi Daimler Chrysler’ın önümüzdeki yıl ikinci nesil B sınıfı hidrojenle çalışan otomobili test sürüşüne sunacağı bildirildi. A sınıfı taşıtlardan biraz daha büyük olması beklenen araç, bir depo dolusu yakıt ile 450 kilometreye yakın yol katedebilecek. Cihazın hidrojen ve oksijeni elektronlara ve suya dönüştüren yakıt pili yaklaşık 5 bin saat kullanılabilecek. B sınıfı hidrojenli otomobiller yakıtın %50-%60′lık miktarını etkin olarak kullanabilecek. Bu oran A sınıfı otomobiller için %38-45 arasında iken benzinli otomobillerde ise ancak %14 düzeyinde kalıyor.
Hücre yakıtı teknolojisi üzerine 12 yıldır çalışmalar yaptıklarını ifade eden Chrysler’ın ileri teknolojiler yöneticisi Nick Cappa, 2012 ila 2015 yılları arasında hücre yakıtı ile çalışan çok sayıda aracın trafikte görülebileceğini belirtti. Diğer otomotiv şirketlerinin 2015 yılını hedef gösterdiğini düşünürsek Chrysler’ın biraz daha iyimser olduğunu söyleyebiliriz.
Bununla birlikte konuyla ilgili bazı tereddütlerin olduğunu da söylemek gerekiyor. Bunların başında da tüketicilerin bu gelişmiş araçlar hakkındaki bilgilerinin kısıtlı olması geliyor. Araçların yüksek miktarda karbondioksit üretip üretmeyeceği de tartışma konusu. Hidrojen dolum istasyonları kurulmasının gerekliliği de bir başka problem olarak görülüyor. Bu konuda BP geleceği şimdiden görüyor olmalı ki hidrojen teknolojileri konusunda Daimler ile birlikte çalışıyor. Daimler’in bu konuyu ne kadar ciddiye aldığını anlayabilmek için ise bu iş için ayırdığı bütçeyi telaffuz etmemiz yeterli olacaktır: 1 milyar dolar. Son olarak da yeni nesil bu araçların maliyeti ve güvenliği problemlerini de listemize ekleyelim.